Katalonya’ya Selam, George Orwell

0
1003

George Orwell (Arthur Eric Blair)’ın 1938 yılında yayınlanan ve “İspanya İç Savaşındaki (1936-1939)” anılarını anlattığı eseridir. Kitap aslında Orwell’ın hayatını önce ve sonra olarak ayırması ile önem kazanmaktadır. Çünkü Orwell anılarını kaleme alırken, İspanyadaki iç savaşta Franco’ya karşı savaşan Marksist P.O.U.M (Birleşik Marksist İşçi Partisi) milislerinin yanında aktif olarak direnişe katılmış hatta siperde boynundan yaralanmıştır. Orwell’ın devrimci olduğunu düşünürsek, bu cephede savaşa katılması tabi ki hiç şaşırtmamıştır.

Kitabın anlatım dili gayet sade ancak bir yerde kavramların karıştığı zamanlar olmuyor değil J. Basitleştirmek için Franco ve destekçilerini sağ, devrimci cepheyi sol diye adlandırırsak, özellikle sol cephenin kendi içindeki fraksiyon çeşitlilikleri bir yerde kafanızı allak pullak edebilir. Zaten Orwell bunu da kaçırmamış, bu fraksiyonları ifade etmek için yapılan kısaltmaların çokluğunu sorgulamıştır. (P.O.U.M, P.S.U.C, U.G.T, C.N.T, F.A.I vb.) Kitabın en sevdiğim tarafı ise Orwell’ın eleştiri yaparken mümkün olduğunca empati yapmaya çalışması olmuştur ki zaten okumaya başladığınızda bunu sezmeniz kitap ile aranızda çok güzel bir köprü kuruyor. Arka kapağındaki cümle de bu tavrı çok güzel anlatan türden: “Sahtekarlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir”. Orwell her ne kadar devrimci bir ruha sahip olsa da sol cephenin Franco ile mücadele etmesinden çok kendi içinde yaşadığı anlaşmazlıklar, özellikle komünistlerin kendi ideolojilerini diğer sol fraksiyonlar üzerine dikte ettirme çabasını ağır şekilde eleştirmesi çok çarpıcı olmuş. Orwell burada hızını alamamış ve savaşın devam ettiği cephelerde askerlerin mücadelesi ile Barselonadaki (sol cephenin yönetimindedir) halk ve üst rütbelilerin savaştan kopuk olmalarını da ayrıca eleştirmiştir. Bu farkı gördüğünde, Orwell’ın kafasında bu savaşın anlamının büyük bir ölçüde erozyona uğradığı hissediliyor.

Orwell, kitabın son kısımlarında ise İspanya’dan güç bela nasıl kaçtığını anlatır. Güç bela diyorum çünkü sol cephede savaşmak için İngiltere’den gelen üzerine ciddi bir yara alıp, takdir beklerken bir de ajan, casus, vatan haini vb. yakıştırmalara uğraması kitabın bir başka dikkat çekici bölümüdür.

Her ne kadar bu eleştirileri yapıp bütün bu olanlara anlam vermeye çalışırken, İspanyol halkının dürüstlüğünden ve sıcaklığından bahsetmeden de geçmemiş ki kitabın değişik bölümlerinde bunu parça parça anlatmış.

“Katolonya’ya Selam” her ne kadar Orwell’ın anılarını anlatsa da sonrasında yayınlanan “1984” ve “Hayvan Çiftliği” kitaplarının düşünsel arkaplanını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, yakın tarihin önemli olaylarından olan İspanya iç savaşı hakkında bilgiler elde edebiliyorsunuz.

Kitap, siyaset ve savaş anılarından oluştuğu için bu konulara ilgi duyanların çok seveceğini düşünüyorum. Bu konulara ciddi ölçüde uzak olan okurların ilgisini ne kadar çeker bunu bilemiyorum. Orwell ve tarzını seviyorsanız ayrıca siyasi tarihe merakınız varsa bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Since the book consists of memories of politics and war, I think that it will be loved by people who are interested in these topics. I don’t know how much it attracts readers who are seriously distant from these issues. If you like Orwell and his style, and if you are interested in political history, I recommend you to read this book.