Fransız Louise ve Auguste Lumiere kardeşler ile başlar sinema tarihi…Yaptıkları gösterimlerinden birinde, seyircilerin perdeden hareket eden trenin üzerlerine geleceği korkusuyla sandalyelerinin altına kaçtıkları dahi söylenmektedir. 22 Mart 1895 yılında yapılan ilk gösterimden günümüze kadar, dünyada gelişen olaylar çerçevesinde sinema da kendi içerisinde evrimler geçirmiş ve farklı türde akımlar ortaya çıkmıştır. Dışavurumculuk, Şairane Gerçekçilik, Yeni Gerçekçilik, Yeni Dalga, Özgür Sinema, Yeni Sinema, Deneysel Sinema, Konstrüktivizm ve Fütürizm olarak bu akımlar toplanabilir.
2.Dünya Savaşının yarattığı yıkım sonucunda yaşam koşullarının ağırlaşması ve toplumsal sorunların artmasından dolayı sinema da önemli bir dönemece girmiş ve ülkeler de ortaya çıkan problemleri beyazperdeye yansıtmaya başlamışlardır. Sovyet Toplumcu Sineması, İngiliz Belge Film Okulu, İtalya’da ki Yeni Gerçekçilik ile birlikte, 1950 yıllarında Fransa’da “Yeni Dalga” sinema akımı oluşmuştur.
Yeni Dalga Sineması ile film çekimleri dış ortamda daha sıklıkla yapılmaya başlanmış toplumsal sorunlara, politik görüşlere, eleştirilere ve göndermelere vurgu fazlalaşmıştır. Sahnelerin ve olayların birbirini takip etmemesi, konuların atlayarak ilerlemesi, farklı konuların işlenebilmesi sonraki sahnelerde ne olacağına ilişkin bir belirsizlik yaratır. Karakterler arasında özdeşleşme, Yeni Dalga Sinemasında daha sıklıkla yabancılaşmaya evrilmektedir. Buna ek olarak, bu akımda yapılan film senaryolarının önemli bir kısmı yine yönetmenler tarafından yazılmıştır. Bireyselliğin bu sinemanın ruhunda olduğunu ifade edebiliriz.
Fransız Yeni Dalga Sinemasında, Jacques Rivette, Claude Chabrol, Francois Truffaut, Louis Malle, Éric Rohmer, Agnés Varda ve Jean-Luc Godard önemli temsilcilerdir.
Godardın ideolojik olarak Marksist oluşu ve varoluşçu düşünce sistemi, sinemasında hissedilmektedir. Politik filmlerine Çinli Kız (La Chinoise, 1967), Hafta sonu (Weekend, 1967), Pravda (1969), Doğu Rüzgarları (Vents d’Est, 1969), İtalya’daki Mücadeleler (Luttes en Italie, 1969) ve Zafere Kadar (Jusqu’a la Vitoire, 1970) örnek verilebilir. Tabi bir de üç yıl yasaklı kalan Le Petit Soldat (Küçük Asker, 1963)’ı atlamamak gerekir.
1960 yılında çevirdiği À bout de Souffle (Serseri Âşıklar) filmi ise yeni dalganın kilometre taşı olmuştur. Çünkü Godard, bu filmi tamamen el kamerası ile ve yapay ışık kullanmadan çekmiştir.

Pierrot Le Fou (Çılgın Pierrot, 1965) filminde ise evli olan Ferdinand’ın hayattan ve eşinden sıkılarak, Merianne ile birlikte kaçması ve bu esnada işlediği suçlar ve hayata dönük anlam arayışları, varoluşsal sancıların ortaya çıktığı bir film olmuştur. Tabi yine kadın-erkek arasındaki ilişkilerle ve göndermelerle sıklıkla karşılaşıyoruz.
Le Mepris (Nefret, 1965) , film içinde film çekimi anlatılırken bu esnada Amerikan emperyalizmine de göndermelerde bulunmuştur. Tiyatro metin yazarının, eşinin isteklerini karşılayabilmesi ve yeni bir ev alabilme amacıyla Amerikalı film finansörünün sinema metni yazma teklifini kabul etmesi ve bu esnada düşüncesinden verdiği tavizler, eşi ile olan problemler çok güzel bir dil ile anlatılmış.
İlginç bir diğer detay ise eski eşi ve filmlerinde rol verdiği Anna Karina’nın, filmdeki repliklerin Godard tarafından o anda yazıldığını ve film çekilirken sonunda ne olacağını bilmediğini belirtmesi bence sıra dışılığın ve yaratıcılığın zirvesidir.
Kuşkusuz Fransız Yeni Dalga Sineması ve Godard üzerine söylenecek çok fazla şey var ancak popüler sinema ve birbirinin kopyası Holywood yapımlarından sıkılanlar için bu akım ve yönetmen filmlerinin iyi bir tercih olacağını ifade edebilirim. Holywood ve popüler kültür sineması izleyicinin düşünmesine fırsat vermeden tüm olay örgüsünü sırasıyla vermesi, filmin sonunun rahatlıkla tahmin edilmesi gibi özelliklerine karşın, bu akımda olayların tahmin edilememesi, izleyiciyi düşündürmesi, hayata dönük sorgulamaları izleyici üzerinde keyifli bir etki bırakmaktadır.
Kaynaklar
http://www.otekisinema.com/lumiere-kardesler/ Erişim 17.11.2018
https://www.sineplusakademi.com/sinema-akimlari/ Erişim 17.11.2018
https://www.wannart.com/fransiz-yeni-dalga-akimi/ Erişim 17.11.2018
http://www.perasinema.com/sinemanin-isyankar-akimi-yeni-dalga/ Erişim 17.11.2018
https://godardsinemasi.wordpress.com/filmografi/ Erişim 17.11.2018
Odabas, B (1994). Fransız sinemasında Yeni Dalga. Marmara İletişim Dergisi. 5, 282-284. Erişim 17.11.2018, http://dergipark.gov.tr/download/article-file/2757













